Search
  • ederincan

Kitle Kaynak Kullanımı ve Zooniverse



Son yıllarda artan dijital olanaklar insanları her alanda daha verimli yöntemler geliştirmek için teşvik ediyor. Ancak artan veri ve kaynakların en büyük handikabı ulaşılabilirlik ve kullanılabilirlikleri. Kaynakları kolayca ulaşılabilir kılmayı amaçlayan yöntemlerden biri kitle-kaynak kullanımı. Kitle-kaynak kullanımı metodu pek çok farklı alanda kullanılıyor ve bahsedilen kaynak da kullanım alanına göre farklılık gösteriyor. Bilimsel araştırmalar söz konusu olduğunda bu kaynak çoğu zaman gözlem, veri ve çalışma anlamına geliyor. Aynı durumda bahsedilen kitle ise profesyonel ya da amatör olması farketmeksizin araştırmaya katkı sağlayabilecek İngilizcede vatandaş-bilim insanı olarak kavramsallaştırılmış akademi dışı insanlar.


Bilimsel çalışmalarda kitle-kaynak kullanımının en bilinen ve iyi örneği ise Zooniverse adlı platform. Platformun adından da anlaşılacağı üzere başlangıçta astronomi alanındaki veri ve işgücünü bir araya getirmek için oluşturulmuş. Nitekim astronomi amatör gözlemcilerin daha doğru bir ifadeyle vatandaş-bilim insanlarının sağladığı katkının en fazla kullanıldığı ve önemsendiği alanlardan biri. Ancak benzer gönüllü kaynaklar iklim, biyoloji, fizik gibi alanların yanı sıra edebiyat, tarih ve dilbilimi gibi sosyal bilimlerde de oldukça önem arz ediyor.


Beşeri bilimlerde kitle-kaynak kullanımı, büyük miktarlarda el yazısının okunması ya da tasnif edilmesi gibi insan emeği gerektiren durumlarda oldukça verimli sonuçlar veriyor. Gönüllü katkı büyük miktarda veriyi daha kısa sürelerde işleyebilme imkânı sağlıyor. Halihazırda Zooniverse platformunda beşerî bilimler alanında pek çok proje görmeniz mümkün.



Boston Halk Kütüphanesi ve Zooniverse işbirliği ile gerçekleştirilen "Anti-Slavery Manuscripts" projesi


Geçen yıl tamamlanmış olan bir yakın tarih projesi köle karşıtı aktivistlerin yazışmalarını transkribe etmiş. Proje, platformda hala görüntülenebilen sayfasında, 19. yüzyıla ait bu yazışmaları daha fazla araştırmacının ve büyük veri uygulamalarının kullanıma uygun hale getirmeyi amaçladığını belirtmiş. Aslında bunun tüm beşerî bilimler için ortak bir amaç olduğu söylenebilir. Dijitalleşme ulaşılabilir kaynakların sayısını hızla artırıyor ancak tüm bu verinin sınıflandırılması, kullanılabilir hale getirilmesi ve herkes tarafından ulaşılabilir olması belki de üzerinde en fazla durulması gereken nokta. El yazısı belge ve eserler transkribe edildiklerinde yapay zeka altyapısı ile oluşturulan HTR modellerinin oluşumunda kullanılabilir veri haline geliyorlar.


Genize projesinin işleyiş planı

Halihazırda platformda gönüllülerin katkısına açık olan bir diğer proje ise Kahire yakınlarında bulunan ve sayıları 300.000’i geçen meşhur Genize yazmaları ile ilgili. Bu projede gönüllülerden beklenen öncelikle yazma parçalarını dillerine ve okunabilme durumlarına göre sınıflandırmak daha sonra ise transkribe etmektir. Platformdaki bilgilere göre şimdiye kadar 6442 gönüllünün katıldığı bu projenin %63’ü tamamlanmış durumda. Proje hakkında daha fazla bilgi almak ya da katkıda bulunmak için tıklayınız.


Platformda yakın zamanda gönüllülerin katkısına açılacak olan ve Süphan Kırmızıaltın’ın yürütücülüğünü yaptığı bir proje de Osmanlıca belgeleri transkribe etmeyi planlıyor. Transkribus gibi yapay zeka destekli programlarda Osmanlı Türkçesi için HTR model oluşturma çabaları olduğunu biliyoruz. Zooniverse kapsamında ise ilk kez Osmanlıca belgelerin kitle-kaynak kullanımıyla yapılacak transkripsiyon ve indeksleme yeni HTR modeller için süreci hızlandıracak veriyi üretecek. Bu da çok yakın zamanda yapay zekaya matbu yazıların yanı sıra Osmanlıca el yazısını okutmanın mümkün hale gelebileceği anlamına geliyor. Diğer taraftan bu projeler Osmanlı Türkçesi öğrenme sürecindeki öğrenciler için oldukça verimli bir pratik imkanı sağlıyor. Bir başka önemli katkı da vatandaş bilim insanı kavramının Türkiye'de de yerleşmesine ve yaygınlaşmasına katkıda bulunarak akademi dışından insanlara bilimsel projelere dahil olma fırsatı sunmasıdır.

Zooniverse kurumsal destekli bir proje olmamakla birlikte, Adler Planetarium, Minnesota ve Oxford Üniversiteleri ile ortak oluşturulmuş bir platform. Nitekim örneğin Minnesota Üniversitesi atölye çalışmaları yaparak kitle-kaynak kullanımı yöntemiyle oluşturulabilecek projeler konusunda eğitim ve teknik destek vermeye devam etmektedir.


Dijitalleşmenin bilginin demokratikleşmesine ne kadar hizmet ettiği bir miktar tartışmalı bir konu olsa da bu projelerle çalışma ve iş bölümünün akademi dışındaki gönüllülere de açılarak veri ve araştırmaların demokratikleşmesine hizmet ettiği kabul edilebilir.


Elif Derin Can

Yüksek lisans Öğrencisi

Marmara Üniversitesi

Tarih Bölümü